Classical Divan
Bu abd-i pür-kusûr, mir'ât-ı hayâlde zuhûr eden bâzîçe-i nükûş ile vakt-i şerîfini hoş eylemeğe meclûbdur.
بو عبد پر قصور مرآت خیالده ظهور ایدن بازیچه نقوش ایله وقت شریفنی خوش ایلمکه مجلوبدر
Hayâl-i nakş-ı âyîne eder bu kalbimi handân,
Bu bâzî-i füsûn-kâra fedâdır cân-ı nâ-şâdım.
خیال نقش آیینه ایدر بو قلبمی خندان
بو بازی فسونكاره فدادور جان ناشادم
meanings are given in Turkish Tulip Era
Bu mir'ât-ı hayâlde cilveger olan latîf oyunlara gönül verip safâ-yı hâtır bulurum.
بو مرآت خیالده جلوه گر اولان لطیف اویونلره كوڭل ویروب صفاى خاطر بولورم.
Gönül bu sihr-i nûrda bir aceb bâzîye mâyildir,
Safâ-yı vaktimiz her dem bu rengîn la'ba dâhildir.
كوڭل بو سحر نورده بر عجب بازییه مایلدر
صفاى وقتمز هر دم بو رنگین لعبه داخلدر
meanings are given in Turkish Tanzimat
Fenn-i cedîdin bir mûcizesi olan bu zihnî âlet vasıtasıyla oyun oynamaya rağbetim tamdır.
فن جديدڭ بر معجزه سى اولان بو ذهنى آلت واسطه سيله اوين اوينامغه رغبتيم تامدر.
Fennin bu yeni oyunu rûhumu şâd eyler,
Zihnî bir eğlenceyle gönlüm murâd eyler.
فنڭ بو يڭى اوينى روحمى شاد ايلر
ذهنى بر اگلنجه ايله گوڭلم مراد ايلر
meanings are given in Turkish Servet-i Fünûn
Bu âlet-i hesâbın ufk-ı zihnîsinde tecellî eden o hayâlî mel'abelerle iştigâl eylemek, rûhumun en münkisir köşelerinde bir ihtizâz-ı lezzet uyandırıyor.
بو آلت حسابك افق ذهنيسنده تجلی ایدن او خیالی ملعبهلرله اشتغال ایلمك، روحمك اك منكسر گوشهلرنده بر اهتزاز لذت اویاندیرییور.
Zulmet-i fikrimde parlar bir hayâl-i pür-füsûn,
Oynarım şeb-tâb olan bir mel'abeyle mahzûn.
ظلمت فكرمده پارلار بر خیال پر فسون،
اوینارم شبتاب اولان بر ملعبهيله محزون.
meanings are given in Turkish National Literature
Bilgisayar oyunu oynamayı severim.
بیلگیسایار اویونی اوینامایی سورم.
Bilgisayar başında geçer günüm,
Oyunlar içinde şenlenir gönlüm.
بیلگیسایار باشنده گچر گونوم،
اویونلر ایچنده شنلنور گوڭلوم.
meanings are given in Turkish Examples from classical poetry
Gülelim oynayalım kâm alalım dünyâdan
Mâ’-i Tesnîm içelim çeşme-i nev-peydâdan
Nedîm · Tulip Era
Olur geh ma'reke perdâz geh emn ü amân üzre
Meğer oynar mı cân-bâz-ı felek bir rîsmân üzre
Abdülhak Hâmid Tarhan · Tanzimat